Güncel Hukuk Online

BU SAYIDA
Güncel Hukuk SAYI: 2015/01
  • Hukukun Üstünlüğü İçin: Belediye Başkanlarına Açık Mektup / Prof. Dr. Köksal Bayraktar
  • Konuk Yazar: Musluk Vanaları ve İnsan Hakları Eğitimi / Hakan Kahraman
  • Düşünenlerin Düşüncesi: Tutuklu, İnsandır / Av. Eylül Can Sarıalioğlu
  • Açık Tartışma: Avukatlık Kanunu ''Tasarı Taslağı'' Üzerine Değinmeler / Av. Özcan Çine, Av. Cevriye Aydın, Filiz Kerestecioğlu
  • Anayasa Mahkemesi ve Ulusal Seçim Barajı / Dr. Tolga Şirin
  • Kurgu ve Hukuk / Cemal Bâli Akal
  • Mavi Marmara Kararı ve Uluslararası Hukuk / Yunus Emre Açıkgönül
  • Tarihten Yazılar: Muhalefetsiz Parlamentarizm / Prof. Bahri Savcı
  • Dedemin Unutmasının Bana Hatırlattıkları / Kamuran Kaya / Hakim
  • Birleşik Krallık Rüşvet Yasası / R. Bülent Tarhan
  • Kültür & Sanat: Her Zamanlar Anadolu'da! / Cüneyd Altıparmak
  • ..:: ::

    Güncel Hukuk'un 2015 yılının ilk sayısını 2014 yılının ''hukuk olaylarına'' ayırdık. Prof. Dr. Bertil Emrah Oder: ''Yükselen stratejik oyuncuların söyleminde ve kurumsal kolonileşme örneklerinde 2014, ''hukuk''un en fazla ''kullanılan'' sözcük ya da göndermeler arasında yer aldığı, ancak en fazla özlem duyulan yine hukukun özsel ve temel ilkeleri olduğu bir dönemin içinde yer alacak''. Av. Necdet Okcan: ''Ülkemiz, Soma'da yaşanan katliamdan sonra suçluları koruyan, katliamları normalleştirmeye çalışan, ölen işçilerin yakınlarını tekmeleyen, kurtarma ekiplerinden önce devletin bütün baskı aygıtlarını oraya yığan bir iktidara da tanıklık etti.'' Dr. Fahri Gökçen Taner: ''Ceza muhakemesi gibi kişi hak ve özgürlükleriyle doğrudan ilgili bir hukuk dalında bu kadar sık yapılan değişiklikler özgürlükleri tehlikeye sokmakta ve hukuki güvenlik ilkesini ciddi biçimde zedelemektedir.'' Yrd. Doç. Dr. Asuman Aytekin İnceoğlu: ''Netice olarak ayırımcılık suçuna ''nefret nedeniyle'' ifadesinin eklenmesi ile ayırımcılık suçunun nefret suçu haline dönüştürüldüğü görüşü kanaatimizce yerinde bir görüş değildir.'' Av. Seda Akço- Av. Bürge Akbulut: ''Çocukların korunma ve eğitim alanında önemli ihtiyaçları bulunmaktadır. Türkiye bu ihtiyaçları bütün çocukları kapsayacak biçimde karşılayamamakta, bu eşitsizliğin bizatihi kendisi başlı başına bir çocuk hakkı ihlali oluşturmaktadır.'' Yrd. Doç. Dr. Umut Yeniocak: ''6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ezber bozan, belki de en önemli yeniliklerinden biri genel işlem koşulu (tip sözleşme) uygulamalarına ilişkin yeni kurallarıdır.'' Doç. Dr. Murat Yavaş: '' Ülkemiz adeta borçlunun alacaklılara karşı ölçüsüz korunduğu bir sisteme doğru gitmeye başlamıştır.'' Yargıç Hilmi Şeker: ''Yargıtay gerekçe denetimini 2015 yılının ilk sırasına yerleştirmesi kaçınılmazdır.'' Prof. Dr. M. Tevfik Odman: ''Türkiye başta sınır güvenliği olmak üzere, ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden Suriye'deki iç savaş ve mezhep çatışmasından ve Türkiye'ye gelenler nedeniyle, en çok etkilenen ülke konumuna gelmiştir.'' Öğr. Gör. Sevinç Eryılmaz: ''2014 yılında kadın hakları bakımından bir diğer gelişme 18.06. 2014'de yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la TCK'da cinsel suçları düzenleyen maddelerdeki değişikliklerdi.'' Doç. Dr. Devrim Güngör: ''Geride bıraktığımız yıl da ceza mevzuatı alanında çok sayıda kanun değişikliği olmuştur.'' Prof. Dr. Şükran Şıpka: ''6502 sayılı yeni Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ilk göze çarpan özelliği kanunun kapsamının oldukça genişletilmesidir.'' Av. Can Atalay: ''2014 yılında yaşadığımız kentsel ve doğal müştereklerimizin yağmalanması için kuralsızlaştırma döneminin önümüzdeki dönem en kritik kavramı ''imar hakkı'' olacaktır.'' Gazeteci Serkan Ocak: ''Günümüzde ormanlık araziler ''Türkiye'nin 2023 vizyonu'', ''dünyanın en iyi 10 ekonomisi arasında yer alma hırsı'' uğruna katledilmeye devam ediliyor'' 2014 yılından devreden bir diğer önemli Tasarı Taslağı ise Avukatlık Kanunu ve Açık Tartışma'nın konusu... 2015 yılının herkes için özgür bir hukuk ve adalet getirmesi dileğiyle...

    ..:: ::

    İnsan hakları eğitiminin ulaşmaya çalıştığı yer, insan haklarının doğru şekilde algılandığı, saygı duyulduğu ve savunulduğu bir kültür yaratmaktır; insan hakları kültürü. Bu kültür, insan haklarının tüm insanlar tarafından bilindiği bir kültür olmayabilir de. Keza, bilginin varlığı insan haklarına saygıyı her daim beraberinde getirmiyor ve hak ihlallerini engellemiyor. İnsan hakları kültürü biraz daha fazlasıdır; davranışların, inançların, normların, tutumların iç içe geçmiş halidir.

    ..:: ::

    Bu sayımızda Barolar Birliği eski Baş Hukuk Danışmanı Av. Özcan Çine ve İstanbul Barosu avukatlarından Cevriye Aydın'la Avukatlık Kanunu ''Tasarı Taslağı'' ve avukatlık mesleği üzerine bir tartışma gerçekleştirdik. Özcan Çine: ''Avukatların da, baroların da hukuk devletini oluşturma, gerçekleştirme gibi bir görevlerinin olduğu Anayasa'dan da çıkıyor. Çeşitli uluslararası düzenlemelere bakıldığında, bu konularda barolara da halkı bilgilendirmeleri konusunda görevler yükler. Günümüzde insan hak ve özgürlükleri avukatlarla, barolarla özdeşleşmiştir zaten''. Cevriye Aydın: ''Türkiye'deki ekonomik yapı ve gidişata baktığımız zaman, bizim son derece naif şekilde hayal ettiğimiz avukatlığın, tarihin tozlu sayfalarına gitmekte olduğunu acı da olsa görmek lazım ama belki bu gerçeği de görerek başka mücadele yolları düşünülebilir''.

    ..:: ::

    Türkiye siyasetinde son yıllarda farklı tartışmalarda, yerli yersiz şekilde ''dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok'' şeklinde bir basmakalıba başvurulmaktadır. Bu basmakalıp, çoğu konuda olduğu gibi baraj konusunda da yanlıştır. Çok uzaklara ve çok eskilere gitmeden bir örnek vermek gerekirse, Alman Anayasa Mahkemesi'nin 2014 yılının başında verdiği bir karardan bahsedebiliriz. Bu kararda Alman AYM'si, Avrupa Parlamentosu seçimleri için öngörülen yüzde 3'lük seçim barajını, siyasi partiler arası rekabette eşitlik ilkesini zedelediği için iptal etmiştir. Alman AYM'si, barajı iptal etmekle darbe yapmadığı gibi; bu karar, kamuoyunda insan haklarına etkileri bağlamında tartışılmıştır.

    ..:: ::

    Hukukun tamamı,''gerçek olmayan'' anlamında değil, genel anlamda kurgudur. Her yasa da tüm genelliği içinde tekil gerçekliğe asla uymayacak bir kurgudur. Kaldı ki modern hukukiliğin en önemli parolası, aynı zamanda da yumuşak karnı olan ''yasayı bilmemek mazeret değildir'' cümlesi de kurguların şahıdır;demek ki kurguyu bilmemek suçtur!Bundan da önemlisi, Duguit'nin ''içinde bir nebze gerçeklik payı yok'' dediği ''egemenlik'' kurgusudur. Ve egemenlik kurgusunu ortaya çıkaran bir başka kurgu ya da sözleşme kurgusu ulus devlet zihniyetini belirler. Ulusu yeni ''yaratıcı irade'' olarak sunar. İfadesini de ''egemenlik kayıtsız şartsız ulustadır'' sloganında bulur: Ulus iradesinin yasa yaratımının kaynağı olduğunu anlatan, modern hukuk sisteminin parolası. Kısaca, tüm modern hukuk sistemi ve vakur hukukçuları bu kuram üstünde yükselir.

     

    © Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
    Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.