Güncel Hukuk Online

BU SAYIDA
Güncel Hukuk SAYI: 2014/08
  • Adli Yargıda Değişen Yapı / Prof. Dr. Köksal Bayraktar
  • Konuk Yazar: 24 Temmuz Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü / Erol Önderoğlu
  • Düşünenlerin Düşüncesi: İnsan Hakları Toplantısı Üzerine Gözlemler / Av. Bilge Tüzel
  • Haklar: Doğa Ananın Hakları / Dr. Tolga Şirin
  • Okmeydanı'na Genel Bakış / Av. Pervin Çelik
  • Açık Tartışma: Sivas Katliamı ve Cezasızlık / Dr. Canan Kaftancıoğlu, Dr. Gülşah Kurt, Zeynep Altıok Akatlı, Fikret İlkiz
  • Söyleşi: Biraz İnsan, Kendi Etinde Hissedecek Bir Şeyi / Av. Luiz Bakar, Rita Ender
  • Federal Alman Anayasa Mahkemesi'nin 10 Haziran 2014 Tarihli ''Kaçık'' Kararı / Arş. Gör Ahmet Mert Duygun
  • Çevre Kirliliği Eylemlerinde Mevzuat Kirliliği / Cengiz Otacı / Hâkim
  • Risk Toplumunda Hukuk / Doç. Dr. Ahmet M. Güneş
  • Hukukun Gençleri: 1994 – Ruanda / Stj. Av. Can Korkut
  • Edebiyat Ve Hukuk: Ali / Küçük İskender
  • Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi / Av. Murat Tezcan
  • Eser Sahiplerinin Haklarının Korunması / Stj. Av. Doğancan Yılmaztürk
  • Ulusal Af(Fetme) Uygulamaları Ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Marguš V. Hırvatistan Kararının Düşündürdükleri / Doç. Dr. Serdar Gülener
  • 6545 Sayılı Kanunla Cinsel Suçlarda Yapılan Değişiklikler Üzerine Bir Değerlendirme / Dr. Fahri Gökçen Taner
  • Bilgi Toplumu ve Ceza Hukuku Aidp Xıx. Uluslararası Ceza Hukuku Kongresi
  • ..:: ::

    ''Cemaat vakıfları''nın, kimisi Osmanlı'dan yadigâr olan sorunlarını anlamak, bunları tartışabilmek için; hep siyaset ve tarih bilgisine sahip olmak ve dönem politikalarına hâkim olmak gerekmiş. Bunlar gerektiği halde; ne tarih bilgisi, ne siyasi manevraları öngörebilme yetisi, bugünün Vakıflar Hukuku kapsamında kalan türlü sorunlara bir çözüm olamamış. Bu sorunlar karşısında çağdaş hukukun uygulanması için uğraşmak ve birbiriyle çelişen maddelerin, sürekli mülga olan metinlerin arasında temel hakların ihlal edilmemesini sağlamak hep bir ''mücadele meselesi'' olmuş. Bugün, cemaat vakıflarının verdiği en temel mücadelelerden biri; seçme ve seçilme hakkıyla ilgili. Biz de bu ayki sayımızda, cemaat vakıfları mensuplarının yani Türkiye'deki gayrimüslim vatandaşların seçme ve seçilme hakkıyla ilgili bugünden geçmişe tarihi-hukuki bir hatırlatmaya, Yargıtay tetkik hâkimi Kazım Uslu'nun konuya dair görüşlerinin yer aldığı ''Cemaat Vakıflarının Yönetim Sorunu'' makalesine ve Cemaat Vakıf Yöneticilerinin Seçim Usul ve Esaslarını Düzenleyen Yönetmelik'in iptalinin ardından bu konuda haber yapmış gazeteciler Sarkis Güreh, Emre Ertani, Karel Franco Valansi, Mihail Vasiliadis, Ara Koçunyan ve Yorgo Demir'in görüşlerine yer veriyoruz.

    ..:: ::

    2010 yılında ''Doğa Ana Hakları ve İklim Değişikliği Konferansı''nda açıklanan ''Doğa Ana Evrensel Beyannamesi'nde'' canlı bir varlık olarak görülen ve tüm varlıkları besleyen, kapsayan ve meydana getiren birbiriyle ilişkili varlıkların eşsiz, parçalanamaz, kendi kendini düzenleyen bir topluluğu olarak tanımlanan doğa ananın haklara sahip olduğu ifade edilmiştir: Ulusal düzeyde ise çok net bir ekosentrist tercihi ifade eden Ekvador Anayasası'nda açıkça ''Yaşamın yeniden üretildiği ve gerçekleştirildiği doğa ana, varlığının ve yaşam döngüsünün, yapısının, işlevinin ve evrim sürecinin bütüncül şekilde mevcudiyetine, devam etmesine, korunmasına ve yeniden oluşmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir'' (md. 71) hükmüne yer verilmiştir. Doğanın restorasyon hakkının (md. 72) ve doğal döngünün ve canlı türleri ile ulusal genetik mirasın muhafazasına (md. 73) ilişkin devletin yükümlülüklerinin ortaya konduğu bu Anayasa'da, söz konusu hakkın gerçekleştirilmesi için yargısal yollara başvuru hakkı da (71/2) güvence altına alınmıştır.

    ..:: ::

    1993 Sivas Katliamı'nı yeniden ''andık''. Katliamları, faili meçhul siyasal cinayetleri yeniden hatırladığımız bu yıllarda. Devlet Denetleme Kurulu Raporu'nun çıkmasının hemen ardından Sivas Davası'nı, Sivas Katliamı'nı ve cezasızlığı Zeynep Altıok Akatlı, Canan Kafatancıoğlu ve Dr. Gülşah Kurt ile konuştuk. ''Sivas oldu, Sivas'ın failleri hakikaten yargılansaydı, Roboski katliamı olabilecek miydi? Bugün Roboski'nin katilleri bulunursa, bundan sonra insanlar elini kolunu sağlayarak katliam yapabilecekler mi? Hrant Dink cinayetinin dava sürecine baktığınızda geçmişteki cinayetlerde olan aksaklıkların birebir olduğunu göreceksiniz. Yıllar geçmiş, iktidarlar, toplumsal bir takım yapılar değişmiş ama bu olaylara sebep olan mekanizma hiç değişmemiş. 50 yıl önce yaşananlarla şimdi yaşanan aynı.''

    ..:: ::

    İmar planlama sürecinin şeffaf, katılımcı ve kamu yararı ilkesine uygun olarak, yerel yönetimlerce yürütülmesi gerektiği her platformda dile getirilmektedir. Teoride karşımıza çıkan bu ilkelerin önemi, son dönemde gerçekleşen imar uygulamaları, özellikle de kentsel dönüşüm uygulamalarında daha net biçimde görülmüştür. Bu uygulamaların, geniş planlama alanlarında ve daha fazla nüfusu etkiler biçimde yapılması, konunun kamuoyu tarafından da farkındalığını arttırmıştır. Bugün; imar planlarının iptal edildiği haberiyle yeniden gündeme gelen Okmeydanı planlama süreci, bölgede yaşayan ve çalışan tahmini 100.000 civarındaki nüfusu etkileyecek olması, kentin ortasında 160 hektarlık bir alanı kapsaması, sadece deprem tehdidine yönelik bir kentsel dönüşüm değil aynı zamanda mülkiyet sorununa ilişkin çözümlemeyi ve kentsel dönüşümden öte modern kent anlayışının yansımalarını içermesi nedeniyle büyük hukuksal ve sosyolojik sorunlar yumağıdır.

    ..:: ::

    Türkiye'de 10 Ağustos'ta birinci turu yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri birçok yandan ilk olma özelliğini taşımaktadır. Bunun temelinde ise sadece 2007 Anayasa değişikliği sonrası seçimin ilk defa halk tarafından yapılıyor olması değil aynı zamanda özellikle son zamanlarda Başbakan R.T. Erdoğan'ın seçilecek cumhurbaşkanın, daha önce parlamento tarafından seçilen cumhurbaşkanlarından farklı bir üslup sergileyeceği yönündeki açıklamaları yatmaktadır. Türkiye'de tam da bu tartışmalar gerçekleşirken Federal Alman Anayasa Mahkemesi'nin (FAYM) 10 Haziran 2014 tarihinde Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un bir toplantıda kullandığı ifadelere ilişkin verdiği bir karar, bu tartışmalara ışık tutabilecek niteliktedir. Hatırlanacağı üzere J. Gauck, Nisan ayındaki Türkiye ziyaretinde yaptığı sert eleştirilerle gündeme gelmiştir. Nitekim J. Gauck, 2013 Almanya parlamento seçimleri sonrasında da, parlamentoda temsil edilen partilerin liderlerini makamına davet ederek, hükümetin kurulmasında aktif bir rol üstlenmiş ve parlamenter sistemin öngördüğü ''temsili cumhurbaşkanı'' modelinin dışına çıktığı yönündeki tartışmalara yol açmıştır.

    ..:: ::

    Risk toplumlarında bireylerin karşı karşıya bulunduğu riskler hem sayı hem de tür bakımından artış göstermiştir. Bunun yanı sıra, risk toplumlarında tehdit oluşturan büyük risklerin artık doğadan değil, aksine sürekli gelişen bilginin dünya üzerinde doğurduğu etkilerden kaynaklandığı ifade edilmiştir. Bilimsel ve teknik gelişmelerin bir sonucu olarak ortaya çıkan bu riskler yapay risk olarak adlandırılmaktadır. Yapay riskler, bir bakıma insanlarca yürütülen bilimsel ve teknolojik faaliyetlerin neden olduğu toplumsal dönüşümün ortaya çıkardığı risklerdir. Küresel ısınma, nükleer atıklar, genetiği değiştirilmiş organizmalar, elektromanyetik kirlilik ve kitle imha silahları, bu bağlamda yapay risklere örnek teşkil etmektedir. Tahmin edilme, hesaplanma ve kontrol edilmelerinin çok güç olması, yapay risklerin ayırt edici özelliği olarak gösterilmektedir. Bu nedenle, yapay riskler büyük oranda bir bilinmeyen olarak kalmaktadır. Bu bağlamda, risk toplumlarında denetlenemezlik, öngörülemezlik ve belirsizliğin hâkim olduğu ileri sürülmüştür.

     

    © Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
    Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.