Güncel Hukuk Online

BU SAYIDA
Güncel Hukuk SAYI: 2014/11
  • Hep Aynı Nakarat Yargı Depremi Ne Zaman Sonlanacak? / Prof. Dr. Köksal Bayraktar
  • Konuk Yazar: Uluslararası Ceza Hukuku ve IŞİD Katliamları / Yrd. Doç. Sinan Birdal
  • Düşünenlerin Düşüncesi: Adil Yargılamanın Zihniyet Gösterenleri / Av. Selma Sarıcı
  • Haklar: LGBTİ Bireylerin Yeterli Konut Hakkı / Yrd. Doç. Dr. Reyda Ergün
  • Yasa Paketlerinden Güvenlik Beklerken Eldeki Özgürlüklerden Olmak... / Dr. Gülşah Kurt
  • İç Güvenlik Yasası Neler Getiriyor? / Av. Gülizar Tuncer
  • Sokağa Çıkma Yasağı İlanının Ortaya Çıkardığı Anayasal Sorunlar Üzerine / Av. Erkan Şenses
  • Önemli Bir Kesişim Noktası: Eğitim Hakkı Ve Düşünce, Din veya İnanç Özgürlüğü / Mine Yıldırım
  • Kayıp Neslin Çocukları / Mehmet Ali Solak
  • Suriyeli Sığınmacılar Misafirliğin Ötesine Geçerken Karşılaşılan Hukuki Sorunlar / Stj. Av. Ömer Erkut Bulut
  • Cmk Madde 233 Hükmü Karşısında Cumhuriyet Savcısının Durumu / Prof. Dr. Rona Aybay
  • Güncel Bir Sorun Olan Çocuk İşçiliği / Orhun Bekar
  • İntihar Özçekimine (Selfiesine) Meslek Etiği Perspektifinden Bir Bakış / Av. F. Eren Kaptan
  • Futbolda Passolig Uygulamasının Değerlendirilmesi / Burcu Rençberoğlu
  • İz Bırakanlar: Avukat Tacettin Gören'i Kaybettim / Prof. Dr. Baki Kuru
  • ..:: ::

    Güncel Hukuk'un bu ay dosya konusu ''Cinsel Suçlar ve Şiddet''. Kadın cinayetleri, cinsel suçlar, haksız tahrik, ensest ve kadınların mücadelesi Güncel Hukuk'un Kasım sayısında. Dr. Fahri Gökçen Taner ''Ceza Kanunlarının Gözünde Hayır Ne Zamandır ''Hayır'' Demek? Cinsel Suçlar Cephesinde Kadının Eşitlik Mücadelesi Üzerine Bir İnceleme''; Yrd. Doç. Dr. Timuçin Köprülü ''Cinsel Kölelik ve Kadınlar Uluslararası Ceza Hukukunda Bir Cinsel Şiddet Örneği''; Atacan Köksal ''Cinsel Özgürlüğe Karşı Suçlarda Yapılan Değişiklikler Bağlamında ''Ensest''in Cezalandırılabilirliği''; Arş. Gör. Yağmur Temiz ''Kadın ve Fuhuş Gerçeği''; Av. Deniz Bayram ''İstanbul Sözleşmesi v. Aile Bakanlığının Amaçları''; Çiçek Tahaoğlu ve Begüm Baki ''Haksız Tahrik İndirimi Politiktir'' yazılarını Güncel Hukuk için yazdı. Kadın Cinayetleri Üzerine İki Kitap isimli söyleşide Canına Tak Eden Kadınlar kitabının yazarı Sibel Hürtaş ve Ölü Kadınlar Memleketi kitabının yazarı Burçe Bahadır kadına yönelik erkek şiddeti ve kadın cinayetlerinin politik boyutunu anlattı. İtalya'da kadına yönelik şiddetle mücadele eden Av. Caterina Flick ''İtalya ve Kadına Yönelik Şiddet'' yazısında İtalya'daki hukuki durumu, İtalyan gazeteci Fabio Amendolara ise ''İtalya'da Şiddete Uğrayan Kadınlar ve Ana Akım Medyanın Konuya Yaklaşımı'' isimli yazısını Güncel Hukuk için yazdılar.

    ..:: ::

    10-11 Ekim 2014 tarihinde Cornell Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde katıldığım Türkiye ve Ortadoğu'da Melez Rejimler ve Geçici Adalet başlıklı konferansta Kobanê'de yaşanan soykırım girişimi ve devletlerin bunu engelleme konusundaki hukuki yükümlülüklerine dair önemli noktalar dile getirildi. Kobanê'nin tartışıldığı oturumda söz alan Washington Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü ve Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcısı'nın İnsanlığa Karşı Suçlar Özel Danışmanı Leila Sadat, Türkiye'nin 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ndan doğan yükümlülüklerine dikkat çekti. 11 Ekim tarihli Le Monde Gazetesi'nde Yves-Michel Riols'un Kobanê'yi Srebrenitsa'ya benzetmesinden yola çıkan Sadat, Uluslararası Adalet Divanı'nın Sırbistan'ı 26 Şubat 2007'de Srebrenitsa katliamına iştirak etmekle suçladığını vurguladı. Türkiye'nin 1950'de onayladığı Sözleşme bütün taraf devletlere soykırıma engel olma yükümlülüğü getiriyor.

    ..:: ::

    LGBTİ bireylere karşı toplumda yaygın biçimde gözlemlenen önyargı, ayrımcı tutum ve eylem biçimleri, pek çok diğer hak açısından geçerli olduğu gibi LGBTİ bireylerin yeterli konut hakkının da yoğun biçimde ihlal edilmesine yol açmaktadır. Ülkemizdeki mevzuat, hukuk uygulaması ve politikası bu ihlalleri engellemekten çok uzaktır. Kaldı ki çoğu zaman hukuk sisteminin kendisi doğrudan ya da dolaylı olarak bu ihlallerin faili konumunda bulunmaktadır. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği, toplumdaki diğer dezavantajlı kimlik, konum ve statülerle bir araya geldiğinde (LGBTİ kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, seks işçileri gibi), diğer pek çok birinci ve ikinci kuşak hakkın kullanılması konusunda yaşanan zorluklar katbekat artmakta, çoklu ayrımcılık biçimleri kimi zaman LGBTİ bireylerin hayatlarının idamesini neredeyse imkansız hale getirmektedir.

    ..:: ::

    Gezi ayaklanmasında yaşanan devlet terörü; kolluk güçlerince uygulanan şiddetin boyutları, ölüm ve yaralanmalar, gözaltı ve tutuklamalardaki yoğunluk ile yargılama sürecine yansıyan hukuksuzluklar hala tartışılırken, yakın zamanda Kobane'ye destek eylemleri sırasında yaşanan benzeri uygulamalar bundan sonraki döneme dair geliştirilecek politikaların ipuçlarını da veriyor... Nitekim TBMM'ye sunulan 35 maddelik teklifle, Nüfus Hizmetleri Kanunu'ndan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na, Noterlik Kanunu'ndan jandarmanın İçişleri Bakanlığı'na bağlanmasına, Yargıtay tetkik hakimlerinin seçimine ve yargı mensuplarının atanmasına kadar pek çok konuda düzenleme getirilmekle beraber, esas olarak Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda (CMK) yapılan değişikliklerdeki hak ve özgürlüklere yönelik kısıtlamalar önem taşımaktadır.

    ..:: ::

    7-9 Ekim 2014 tarihlerinde altı ilde Valilerin İl İdaresi Kanunu'nun 11/c maddesine dayanarak sokağa çıkma yasağı ilan etmesinin ilk bakışta Anayasanın 13. maddesine aykırı olduğunu göstermektedir. Yine kanunda yer almayan bir yetkinin kullanılması Anayasa'nın 7. maddesindeki ''Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez'' hükmüne de aykırıdır. Zira sokağa çıkma yasağı yetkisi kanunda açıkça yer alması gereken bir yetki olup yorum yoluyla bu yetkinin çıkarılmasının yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesine de aykırı olduğu açıktır. Yorum yoluyla hakların sınırlandırılması veya durdurulması kabul edilirse Anayasa'nın 6. maddesinde düzenlenen ''... Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz'' hükmüne de aykırılık sonucu doğacaktır.

    ..:: ::

    2013-2014 öğretim yılında, gerek sayıca azınlıkta bulunan inanç gruplarının temsilcileri gerekse İnanç Özgürlüğü Girişimi'nin doğrudan iletişim kurduğu birkaç aile seçmeli din dersleriyle ilgili olarak seçimin tam anlamıyla isteğe bağlı olmasına gölge düşüren bazı uygulamaların bulunduğundan söz etmişlerdir. Bazı okullarda din derslerinin veliler ve öğrenciler yerine ya doğrudan okul yönetimi tarafından seçildiği veya diğer seçmeli dersler için öğretmen bulunmadığı için öğrencilerin seçmeli din derslerini almak zorunda kaldıkları rapor edilmiştir. Öğrencileri din derslerine katılmak zorunda bırakan bu uygulama resmen şikayet konusu olamamaktadır. Bunun nedeni, velilerin bu öğrencilerin okul idaresi, öğretmenler ve/veya arkadaşları tarafından damgalanacakları korkusudur. Veli veya öğrencilerin kimliklerini açıklamadan şikayet yolu bulunmamaktadır.

    ..:: ::

    Sabahın ilk ışıklarıyla sokaklara dökülüyor kayıp neslin çocukları... Kimileri renkli basması ile kimileri kuru bir ekmek ile kimileri yalın ayakla... Aralarındaki engelliler ise, daha acı bir tablonun objeleri... Yayladağı'ndan Suriye'ye girip çıkmakta zorlanmayan Muhammed, Kırıkhan'da doktor olmayı düşleyen Lina, Hacıpaşa'da kendi boyundaki mazot bidonunu babasına taşıyan Yusuf, Hatay Havaalanı'ndan Suriye'ye gitmeye hazır cihatçılar, her sorulduğunda Hatay'ın güllük gülistanlık olduğunu söylemekte ısrar eden anlatıcı rolündeki bürokratlar ve adını kayıp neslin çocukları olarak verdiğimiz Suriyeli sığınmacıların çocukları, hepsi birer yaşam öyküsü... Aynı Cilvegözü Sınır Kapısı'nda kilometrelerce kuyruk oluşturan TIR'lar gibi... Renkleri farklı, yükleri farklı, sürücüleri farklı. ...İHD'nin bundan bir yıl önce yaptığı saha araştırmasında, evlenmek vaadiyle Hatay'dan götürülen kız çocuklarının sayısı üç bin civarında. Oysa onlar oynamalı, gülüp eğlenmeli, okumalı, bilinçlenmeli ve geleceğe güvenle bakmalıydı. Çünkü onlar, başka bir zaman için yaratılmışlardı. Yaşamın zorlukları olabilirdi ama henüz daha tomurcuk iken çalınan düşlerine, çalınan hayatlarına başta BM olmak üzere uluslar arası toplum seyirci kalmamalıydı!

    ..:: ::

    Passolig kendisine diğer bir hedef olarak da futbol takımlarına maddi katkı yapmayı gütmektedir. Ancak sisteme geçiş yapmayan takımlara öngörülen idari para cezasının tutarı (md.21 f.2) özellikle Anadolu kulüplerinin bütçesini sarsacak niteliktedir. Ayrıca statların bu uygulama sebebiyle boş kalması (ihtimali) durumu da bu amaca varılamamasına sebebiyet verecektir... Elektronik kart ve onun futbol uygulaması olan Passolig ile alakalı olarak en büyük sıkıntılardan bir diğeri ise kart bilgilerinin pazarlanması meselesidir. Kanun ''Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasında ilgili federasyonlar yetkilidir. (md.5 f.11/c c.1)'' ifadesi ile bu yetkiyi federasyona tanımıştır. Ancak bu noktada TCK md.135 ve 136 manasında kişisel verilerin kaydedilmesi ve yayılması suçlarının gündeme gelmesi gerekirdi. Kanun bu noktada bir ''hukuka uygunluk sebebi'' oluşturmakla kalmamış, kanuna bağlı 22.12.2012 (Resmi Gazete) tarihli Yönetmelik kart satışlarında kişilerden bu pazarlamaya ilişkin olarak muvafakat alınması (diğer bir hukuka uygunluk sebebi olarak ''ilgilinin rızası'') düzenlemiştir. Kişilerin seyir zevkini kart uygulamasına bağlayıp, bu kartlar ile elde edilen verilerin bu nevi kullanımının ''hukukla'' bağdaşır bir yanı bulunmamaktadır.

     

    © Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
    Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.