Güncel Hukuk Online

BU SAYIDA
Güncel Hukuk SAYI: 2014/09
  • Hukukun Üstünlüğü İçin: Yeni Dönem Başlarken... / Prof. Dr. Köksal Bayraktar
  • Konuk Yazar: Yazılmadan Kalan / Aslı Erdoğan
  • Düşünenlerin Düşüncesi: Çocuk Evlilikleri Ceza Hukuku Bağlamında Bir Öneri / R. Bülent Tarhan
  • Haklar: Ulus Devlet Kıskacında: Sığınma Hakkı / Av. Levent Pişkin
  • Bağımsız İzleme Ve Seçimlere Hak Temelli Bakmak / Nejat Taştan, D. Çiğdem Sever
  • Dilin Kemiği, Dilin Omurgası / Karin Karakaşlı
  • Adli Yargıda ''Makul Süre'' Matematiği (I) / Prof. Dr. Mustafa T. Yücel
  • Bozma Kararından Sonra Ortaya Çıkan İhsas-I Rey Sorunu / Av. Kâzım Yiğit Akalın
  • Cemaat Vakıfları Yönetimi Başlıklı Konuyla İlgili Bir Değerlendirme / Av. Cem Murat Sofuoğlu
  • Şengal Ezidilerinin 74. Fermanı / Av. Tahir Elçi
  • Türkiye'de Edebiyat ve Hukukun Hikâyesi / Faruk Turinay
  • Edebiyat ve Hukuk:Acılar Yurdumdur / Abdülkadir Bulut
  • Dışsallıklar, Bilgi Asimetrisi ve Hukuk Klinikleri / Yusuf Sertaç Serter
  • BM Çalışma Grubu ile AİHM Ali Deniz Kutluk ve Diğerleri Kararı ve İç Hukuk / Av. A. Kemal Kumkumoğlu
  • Maksat İfade Özgürlüğü Nefretin Ne Hoş, Ne Güzel Şiddetin! / Yıldız Tar
  • Nefret Söylemi: Yeni Bir Norm, Yeni Bir Mecra? / Av. Sinem Hun
  • Vakıf Üniversiteleri İmar Plan Değişikliklerinde Belediye Harç ve Ücretlerinden Muaf mı? / Av. Taha Erdinç Bülbül
  • Adaletsizlik Nedir? / Av. İbrahim Akın, Av. Tansu Akın
  • Kültür Sanat: Bir Varoluş Hakkı: ''Ben De Buradayım'' / Tania Bahar / Rita Ender
  • ..:: ::

    Güncel Hukuk'un bu ay dosya konusu ''Ofis Plazalar''... Öğr. Gör. Av. İzzet Otru ile Av. Hikmet Topal'ın, Beyaz Yakalı (!) İşçiler Sorunlar ve Çözüm Önerileri'' başlıklı yazısı şöyle başlıyor: ''Bir araştırma yapıldı mı bilmiyoruz. Ama elimizdeki verilere göre eğer, Plazalar Bölgesi denen Levent ve civarında bir araştırma yapılsaydı, mutluluk indekslerinin oldukça düşük oranlarda çıkacağını öngörebiliyoruz. Aşırı rekabetçi ortamın getirdiği baskı, en yakın iş arkadaşını rakip olarak görme, sınıf atlama arzusu ve kaygısı ile birlikte, plaza ortamı ve çevresinin dayattığı lüks tüketim olgularının birleşimi bu sonucu çıkaracaktır.'' Yrd. Doç. Dr. Elif Küzeci ise Dijital İşçi İşyerinde Biyometrik Yöntemlerin Kullanımı başlıklı yazısında dikkat çekici bir noktanın altını çiziyor: ''Yakın zamanda tekrar gündeme gelmesine karşın 1981 yılında imzalanan 108 sayılı Avrupa Konseyi Kişisel Verilerin Korunması Sözleşmesi'nin onaylama süreci de tamamlanmamıştır. Türkiye, bu sözleşmede yer alan ilkeleri iç hukukunun bir parçası haline getirmeyen tek Avrupa Konseyi üyesi devlettir.'' Sosyolog Ayşe Berna Uçarol ise Çalışma Mekânının Emekçiler İçin Organizasyonu: Plazalar ve Açık Plan Ofisler isimli yazısında ''İnsan, çalışma hayatında mekânla nasıl bir ilişki kurar? Mekânlar sadece fiziksel kabuklar mıdır? Yoksa mekânlar; bu fizikselliğin içinde, karşısında, ötesinde ele alınacak olgular olarak karşımızda mı durmaktadır? Mekânı; sosyal, ekonomik ve politik ilişkiler bütünü olarak gördüğümüzde, mekânın; işlevsel, hiyerarşik ve sembolik anlamları içerdiğinin de ön kabulünü sağlamış olur muyuz?'' sorularına cevap arıyor. Ofis Plazaların İnsan Sağlığına Yan Etkileri yazısında Merve Akan günümüz plaza çalışanlarının en büyük problemi olan HBS'ye (Hasta Bina Sendromu) ve plaza ofisleriyle ilgili yapılan yeni araştırmaları ele alıyor. Psikolog Eser Sandıkçı ise Plazalar ve İnsanlar yazısında beyaz yakalı ofis çalışanlarının plazalardaki iş yaşamından nasıl etkilendiğini irdeliyor. Sandıkçı'ya göre: ''Plazalarda da gözlemlediğimiz, çalışmanın bütün sosyal dokusu, işyerindeki beraber yaşama hali, birbirini kollama, birbirine saygı, dostluk, hepsinin temelden ve derinlemesine yapısı değişiyor. İşyerlerinde yalnızlaşma yaşanıyor.''

    ..:: ::

    Sığınma hakkı Türkiye'nin de taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 14. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre sığınma hakkı zulüm altındaki herkesin başka ülkelere sığınması ve sığınma olanaklarından yararlanmasını ifade eder. Maddenin 2. fıkrası sığınma hakkının hangi durumlarda ortadan kalkacağına yönelik bir düzenleme içermekle birlikte maddede zulüm kavramından ne anlaşıldığına dair herhangi bir açıklama yahut kavramsallaştırma yoktur. Keza yine maddenin lafzından anlaşıldığı üzere düzenlemenin taraf olan devletlere herhangi bir yükümlülük yüklemediği açıktır. Zira ulus devletlerde hak sahipliği asıl olarak ‘vatandaşlık hukuku' çerçevesinde düzenlenmektedir.

    ..:: ::

    Türkiye'de bütün seçimlere ilişkin ortak sorun Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kararlarının yargı denetimine kapalı olması ve seçim sürecinin açık ve şeffaf olmamasıdır. Bağımsız gözleme izin verilmemesi de seçimlerin şeffaflığına gölge düşürmektedir. Seçmen kütüklerine ilişkin ayrıntılı verilere ulaşmak güç olduğu gibi kütüklerin oluşturulmasında da sorunlar tespit edilmiştir. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi üzerinden oluşturulan seçmen kütükleri sığınma evlerindeki kadınların, evsizlerin ve çadırlarda yaşayanların seçme hakkını kullanmalarını engellemektedir. Bunun dışında aday olma koşulları seçme ve seçilme hakkında ayrımcılığa neden olabilmektedir...

    ..:: ::

    ... Elbette hiçbir etnik kimlik bir başına gurur ya da utanç vesilesi değil. Böylesi genellemeler ancak ırkçı anlayışın ürünü olabilir. Biz çok iyi biliyoruz ki, sayıları yaklaşık elli bin olarak tahmin edilen Türkiye Ermenileri dışında, soyunda Ermenilik olan binlerce insan yaşıyor bu topraklarda. Gerek o azalış, gerekse gizli Ermenilik hali, bu ülkeye 1915 Ermeni Soykırımı'nın acı mirası. Dolayısıyla Türkiyeli ortak paydasında birleşmenin özü tekmil kimliklere değişik dönem ve vesilelerle yaşatılan devlet zulmü ile hesaplaşmaktan, Türkiyelilik kimliğinin bedelini diğerlerinden ödün vermeksizin inşa etmekten geçiyor.

    ..:: ::

    Yargıdaki gecikme ile mahkeme harçları, yargıya başvuruyu etkilediği kadar adil yargılanmayı da aynı derecede etkilemektedir. Yalnız, yargılama giderleri ve ''gecikme''nin bu sonuçtaki payı ne orandadır? Bu oranın adalete başvuruyu engelleyici bir niteliği var mıdır? gibi soruların işaret ettiği üzere, bu alandaki sorunlar düşünüldüğü kadar doğrusal nitelikte değildir. Anayasa'nın 141/son maddesinde, ''Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir'' kategorik buyurusuna karşın adalete başvuru açısından önemli bir farkın belirmesi için yargılama giderleri ile gecikmenin ne kadar indirilmesi gerektiği de sorunsallığını korumaktadır...

    ..:: ::

    Duhok Valisi Ferhat Etruşi, Köprü'nün başında gelenleri karşılamak için bekliyor, Zaxo halkı araçlarla köprü başına getirdiği su, bisküvi vb. yardımları gelenlere fırlatıyor, tam bir insani dram yaşanıyordu. Gelenler sanki günlerce bir mezarda ölü kalmış, sonra bilmedikleri bir gezegende gözlerini açmıştı. Güvenli bir bölgeye ulaşmış olmanın rahatlığından çok, yaşadıkları dehşetin ve geride bıraktıkları yakınlarının acısı ve hüznü gözlerinden okunuyordu. Yanına yaklaşıp ''size ne oldu ?'' diye yaşlı bir anneyle konuşmaya çalıştığımda, bana Kürtçe, ellerini havaya kaldırarak ''disa fermane/yine soykırım var...'' diye söylendi. Evet, gerçekten de Ezidiler bir kez daha soykırımla yüz yüzeydiler.

    ..:: ::

    AİHM'in, Ali Deniz Kutluk ve Diğerleri v. Türkiye Davası'nda verdiği (Daire olarak toplanan İkinci Bölüm, Başvuru No: 53980/10 ve diğer başvurular,10 Haziran 2014) ve Balyoz Davası ile ilgili yapılan 146 başvuruyu birlikte değerlendirdiği kararı, Sözleşme'nin kabul edilebilirlik koşullarını düzenleyen 35. maddesine ilişkin bir içtihat derlemesi niteliği taşımaktadır. Başvuruların esasını oluşturan ve başvurulanların Sözleşme'nin özgürlük ve güvenlik hakkına ilişkin 5. maddesi ile adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesine dayandırdıkları iddiaları, Mahkeme tarafından her iki madde bakımından, sırasıyla 35/2-b ve 35/1 maddeleri gereğince, kabul edilemez bulunmuştur. Bunun yanı sıra Mahkeme, başvuranların, tutuklanma şekillerinin ve tutukluluk koşullarının 3. madde kapsamında işkence ve kötü muamele oluşturduğu yönündeki iddialarını da, Sözleşme'nin 35/3-a, 4 madde ve fıkraları uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olması (yetersiz gerekçelendirme ve delil eksikliği) nedeniyle kabul edilemez bulmuştur...

     

    © Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
    Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.