“Erken Seçim” Kararıyla Serbest Seçim Hakkının İhlali Paradoksu

Halk iradesi yerine siyasi aktörlerin politik çıkarlarına hizmet eden erken seçim kararları, Anayasa Mahkemesi tarafından serbest seçim hakkı kapsamında değerlendirilip esastan incelenebileceği anayasal bir zemine sahiptir

Arş. Gör. Ender Türk
Maltepe Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı

7 Haziran 2015 genel seçimlerinin yapılmasının üzerinden beş ay bile geçmeden 1 Kasım 2015 tarihinde yeniden milletvekili genel seçimlerine gidilmesine karar verilmiştir. Böylece 7 Haziran seçim sonuçlarının önümüzdeki 1 Kasım seçimleriyle etkisizleştirilmesi ve bu durumun serbest seçim hakkına müdahale oluşturup oluşturmadığı tartışması ortaya çıkmıştır.
… Halk iradesi yerine siyasi aktörlerin politik çıkarlarına hizmet eden erken seçim kararları, ister TBMM’de çoğunluğu bulunan siyasi gruplardan (TBMM kararından), isterse de cumhurbaşkanının kararından kaynaklansın, her iki durumda da Anayasa Mahkemesi tarafından serbest seçim hakkı kapsamında değerlendirilip esastan incelenebileceği anayasal bir zemine sahiptir. Nitekim yukarıda belirtildiği üzere serbest seçimlerin “makul aralıklarla” yapılıp yapılmadığının incelenmesi, Strazburg içtihatları ve uluslararası hukuk metinlerinden kaynaklanmaktadır. Diğer itiraza ilişkin olaraksa, Anayasa Mahkemesi’nin ihtilaf halinde insan hakları lehine yorum prensibi ışığında İHAS metnindeki “makul aralıklar” koşulunu gözeterek karar vermesi gerektiği belirtilebilir. (devamı Güncel Hukuk’ta) 

Güncel Hukuk, Ekim 2015