Hangi Adalet?

22 yıl geçmişti. 48 celsedir süregelen yargılamadan adalet bekliyorlardı. Mağdurdular ama suçlu muamelesi görüyorlar, tedirgin bir şekilde duruşmanın başlamasını bekliyorlardı

Av. Emel Ataktürk
Hakikat Adalet Hafıza Merkezi

Mağdurlar üstüne: Cizre’den Ankara’ya gelmişler basın toplantısında, gözyaşları içinde (sanıkların isimlerini de tek tek telaffuz ederek) evlatlarının, eşlerinin nasıl gözaltına alındığını sonra kendilerinden bir daha haber alınmadığını yada parmağı kesilmiş, kafası ezilmiş bedenlerinin nasıl bulunduğunu anlatmışlardı.
Daha önce haklarında defalarca ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edilen sanıkların son mütalaada beraati istenmiş, bu durum tüm mağdur yakınlarında büyük gerilim yaratmıştı. Diyarbakır’dan Şırnak’a, Şırnak’tan da Eskişehir’e nakledilen davaya katılmak için binlerce kilometre yol gelmişlerdi. Yorgun ve heyecanlıydılar.
22 yıl geçmişti. 48 celsedir süregelen yargılamadan adalet bekliyorlardı. Türkçe konuşamıyorlardı. Şehir girişinde yolları kesilmiş polis eskortuyla Adliye’ye getirilmişlerdi. Mağdurdular ama suçlu muamelesi görüyorlar, tedirgin bir şekilde duruşmanın başlamasını bekliyorlardı.
Salon küçük, kalabalık ve boğucuydu. Birbirlerinden güç alırcasına yan yana oturmuşlar, beyaz başörtüleri ile sürekli olarak gözlerini, alınlarındaki teri siliyorlardı. Gergindiler. Sanıklarla aralarında sadece birkaç adımlık mesafe vardı. (devamı Güncel Hukuk’ta) 

Güncel Hukuk, Aralık 2015