Psikolojik Yaşlanma Üzerine Düşünceler

Yaşlanmanın psikolojisini ikiye ayırmak gerekir. Bir taraftan ‘direkt’ yaşlanma ile bağlantılı psişik değişimler, diğer taraftan bedensel, psişik ve sosyal değişimlere ‘tepki’ olarak ortaya çıkan değişimler

Prof. Dr. İsmail Tufan
Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkan

Yaşlandıkça psikolojik açıdan meydana değişimleri çoğu kimse kendisinden de bilebilir. Herhalde bu yüzden yaşı biraz ilerlemiş olanlarla psişik değişimler hakkında bir sohbete dalarsanız, çok şey söyleyebilecek durumda oldukları görülecektir. Fakat psişik yaşlanma bir hayli karmaşık süreçlerin hepsini içine alan bir üst kavramdır. “Yaşlanmanın psikolojisi” -gerontolojide kullanılan bu terimden- ne anlamamız gerekir?

an elderly lady watching the game designed on the road, sees his shadow become a girl who jumps in the game

Önce yaşlanmanın psikolojisini ikiye ayırmak gerekir. Bir taraftan ‘direkt’ yaşlanma ile bağlantılı psişik değişimler, diğer taraftan bedensel, psişik ve sosyal değişimlere ‘tepki’ olarak ortaya çıkan değişimler.

Yaşlanmaya direkt bağlı olan değişimleri kendi içerisinde üçe ayırmak gerekir. Birincisi ‘biyolojik’ sebeplerle açıklanabilen psişik değişimler. Örneğin Alzheimer hastalığı bu kategoride değerlendirilebilir. İkincisi ‘biyografik’ sebeplere dayanan psişik değişimler. Bunlar bireyin biyografik değişimlerindeki ‘yaşantılara’ dayanan sebeplerle açıklanabilirler. Üçüncüsü ise ‘sosyal durumlar’ ile ilişkili psişik değişlerdir ki, bu da yine biyografi ile kesişim alanlarına sahiptir.

Bu üç düzlemdeki yaşlanmaya bağlı psişik değişimlerin incelenmesi çok zordur. Bu yüzden bilimde daha kolay olan ikinci yol tercih edilir. Burada yine üç farklı yaşlanmaya bağlı psişik değişimler incelenmektedir. Bu düzlemler “şekli” (formel) nitelikli olup, basit bir sınıflandırma modelidir. (devamı Güncel Hukuk’ta) 

Güncel Hukuk, Aralık 2015