Tahir Elçi’nin Son İnsan Hakları Dersi: Terör Örgütü Dememek Suç Değildir!

Tahir Elçi, iyi bir insan hakları avukatı olduğu için, şehrine sahip çıkan bir Kürt olduğu için, hakikatleri ortaya çıkarıp Devlet’in başına bela olduğu için ve hepsinden önemlisi “iyi” bir insan olduğu için hedef oldu, katledildi. Hakkında açılan soruşturmanın, bu topyekun kuşatmanın bir parçası olduğunu unutmak onun anısına saygısızlık olur

Yaman Akdeniz, Kerem Altıparmak, Benan Molu

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi büyük bir insan hakları hukukçusuydu, bizim de sevgili bir dostumuzdu. 14 Ekim 2015 tarihinde CNN Türk kanalında yayınlanan Tarafsız Bölge isimli programda “PKK, terör örgütü değildir” sözleri nedeniyle hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili İdris Kurt tarafından Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2 maddesiuyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan re’sen soruşturma açıldı. Henüz dava açılmadan, ifadeye çağrılınca, devamının geleceğini tahmin ettik. Tahir Elçi’ye telefon ettik ve savunmasına ek olarak bir bilimsel mütalaa sunmak istediğimizi söyledik. Bilimsel olarak Elçi’nin ifadesinin uluslararası hukuk tarafından korunduğunu düşünüyorduk ama mütalaa sunmak istememizin tek nedeni şüphesiz bu değildi. Herkesin insan haklarını korumak için bir ömür vermiş bir dosta destek olmayı vicdani bir sorumluluk meselesi olarak da gördük. Tahir, telefonda “çok iyi olur” dedi. Dedi demesine ama savunmasını okuduğumuzda gördük ki bu dünyadan göçüp giderken de Savcısına, Hakimine büyük bir ifade özgürlüğü ve insan hakları dersi vermiş.
Duruşma Nisan ayına kalınca, biz de mütalaayı biraz öteledik. 28 Kasım 2015 tarihinde bu soruşturmada hedef gösterilen Tahir Elçi bir süredir Diyarbakır’ın Sur ilçesinde devam eden silahlı çatışmalarda zarar gören tarihi Dört Ayaklı Minare önünde yaptığı basın açıklaması sonrasında kimliği henüz belirlenemeyen kişiler tarafından öldürüldü. Kaza mıydı, suikast mı muhtemelen hiç bilinmeyecek.Ne var ki, Tahir Elçi’nin ifade özgürlüğünü savunmayanların ölümünü kınamaları bize inandırıcı gelmiyor. Hakkındaki soruşturmanın onu hedef haline getirdiği, susturmayı hedeflediği açıktı. Elçi, susacak biri değildiama o gün orada katledilmeseydi bile hakkında yürütülen haksız soruşturma onun üzerinde bir karabasan gibi dolaşacaktı. Tahir Elçi, iyi bir insan hakları avukatı olduğu için, şehrine sahip çıkan bir Kürt olduğu için, hakikatleri ortaya çıkarıp Devlet’in başına bela olduğu için ve hepsinden önemlisi “iyi” bir insan olduğu için hedef oldu, katledildi. Hakkında açılan soruşturmanın, bu topyekun kuşatmanın bir parçası olduğunu unutmak onun anısına saygısızlık olur.
Bu yazıda, onu hedef gösterenlerin neden hukuken büyük bir yanlış içerisinde olduğunu tartışırken dostumuza verdiğimiz sözümüzü geç de olsa yerine getirmek istiyoruz. Tahir Elçi’nin ifade özgürlüğünü savunmak aynı zamanda onun yaşam hakkını savunmak anlamına geliyor. Bu nedenle, yazıyı bir ifade özgürlüğü yazısı gibi okuyabileceğiniz gibi bir yaşam hakkı yazısı olarak da okuyabilirsiniz. (devamı Güncel Hukuk’ta) 

Güncel Hukuk, Ocak 2016