Brexit: Uluslarüstücülüğün Sonu Uluslardan mı Gelecek?

Brexit’te kalma yönünde oy kullanan İskoçya ve Kuzey İrlanda BK’nin referandum sonucuyla bağlı olup AB’den çıkmaya razı olacak mıdır? Yoksa aynı senaryo mikro düzeyde tekerrür ederek ulusalcılık ağır basacak ve bu bölgeler de BK’den ayrılacak mıdır?
Yrd. Doç. Dr. Deniz Tekin Apaydın

24 Haziran 2016 tarihi Birleşik Krallık’ta (BK) düzenlenen ve Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma taraftarlarının yüzde 52 oy oranıyla üstünlük sağladığı referandum sonucuyla dünya çapında yankı bulan bir gün oldu. Başta AB olmak üzere, tüm Üye Devletler beklemedikleri bu sonuç karşısında şaşkınlık sonrası stratejilerini belirlemek üzere harekete geçti. “Britain” ve “Exit” sözcüklerinin birleştirilmesi ile elde edilen “Brexit” sözcüğü ile adlandırılan BK’ın AB’den ayrılma kararı AB için tarihi bir süreçtir. Zira 1952’de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nun kurulmasıyla başlayıp bugünkü Avrupa Birliği’ne evrilen büyüme ve derinleşme sürecinin ilk kez sekteye uğrayıp gerileme sinyalleri verdiğini görüyoruz. Asıl büyük soru, bunun münferit bir hareket olarak mı kalacağı, yoksa medyada yoğunlukla “domino etkisi” olarak tabir edilen bir dağılma sürecinin ilk adımı olarak mı tarihe geçeceğidir.
Avrupa Birliği’nin bütünleşme süreci, üzerine çok düşünülmüş, emek verilmiş ve yatırım yapılmış bir süreçtir ve kriz ortamlarında kolayca dağılacağı beklentisi çok gerçekçi değildir. Ayrıca Birliğin üzerine inşa edildiği değerler itibarıyla yansıttığı bir de “Avrupalı” kimliği vardır ve bu kimlik uluslararası anlamda modernlik, insan hakları ve demokrasi vurguları açısından özel bir önemi haizdir. Ancak AB’nin 10 yıldan fazla bir süredir çeşitli krizlerle karşı karşıya olup bu süre içerisinde de zayıfladığı gerçeği de göz ardı edilemez. (devamı Güncel Hukuk’ta)

Güncel Hukuk, Temmuz 2016