Dokunulmazlıkları Kaldıran Anayasa Değişikliği Hakkında Kısa Bir Değerlendirme

Dokunulmazlığın kaldırılması şeklindeki temel hak müdahalesi, haklıdır veya değildir; ancak bunun bir makam/mahkeme önünde tartışılmasına imkan tanınmaması, söz konusu müdahalenin haklılığından bağımsız olarak ayrıca bir temel hak ihlalidir

Yrd. Doç. Dr. Tolga Şirin
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı

Bu satırların yazıldığı saatlerde TBMM Genel Kurulu, 140 “hayır” oyuna karşı 376 “evet” oyuyla, 1982 Anayasası’na yeni bir madde eklenmesini kabul etmişti. Anayasa md. 89 ve 175 gereğince Cumhurbaşkanı, kendisine sunulan anayasa değişikliğini 15 gün içinde, bir daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderebilir, halkoylamasına sunabilir veya yürürlük kazandırılması için Resmi Gazete’de yayımlayabilir. Bu ihtimallerden üçüncüsünün gerçekleşmesi yüksek bir olasılık. Eğer bir sürpriz olmazsa, siz bu satırları okurken yürürlüğe girmiş olacak geçici md. 20 aynen şu şekilde:
“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; soruşturmaya veya soruşturma ya da kovuşturma izni vermeye yetkili mercilerden, Cumhuriyet Başsavcılıklarından ve Mahkemelerden, Adalet Bakanlığına, Başbakanlığa, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına veya Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Başkanlığına intikal etmiş yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyaları bulunan milletvekilleri hakkında, bu dosyalar bakımından, Anayasa’nın 83 maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi hükmü uygulanmaz.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş gün içinde; Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Başkanlığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında, Başbakanlıkta ve Adalet Bakanlığında bulunan yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyalar, gereğinin yapılması amacıyla, yetkili merciine iade edilir.”
Bu değişikliğin atıf yaptığı md. 83/2’nin birinci cümlesi ise şu şeklide:
“Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.”
Söz konusu hükme karşı teorik olarak en az üç dava türü gündeme gelebilir… (devamı Güncel Hukuk’ta) 

Güncel Hukuk, Haziran 2016.