Sade toplumun karşısına tabiatı oturturken sosyalliğe göre anlamlandırılmış sahte bir Tabiat’a değil, değişken, her tekil varlığı farklı etkileyen bir tabiiliğe gönderme yapar. Bu çerçevede, tabiatla tekillik arasında bir çelişki yoktur; çelişki tekillikle toplumun kuralları arasındadır

Cemal Bâli Akal

1791 tarihli Justine’de şöyle denir: “Anatomi bilgisi yetkinleştiğinde onun sayesinde kolayca insan organizmasının onu etkileyen zevklerle ilişkisi kanıtlanacaktır. Çokbilmişler, cellâtlar, gardiyanlar, yasa koyucular, yobazlar oraya vardığımızda ne halt edeceksiniz? Yasalarınız, ahlakınız, dininiz, idam sehpalarınız, cennetiniz, tanrılarınız ve cehenneminize karşın, salgıların şu ya da bu akışının, belli türde liflerin, kandaki pıhtılaşma oranının insanı verdiğiniz cezaların ya da ödüllerin hedefi yapmaya yettiği kanıtlandığında ne halt edeceksiniz?”

1791 tarihli Justine’de şöyle denir: “Anatomi bilgisi yetkinleştiğinde onun sayesinde kolayca insan organizmasının onu etkileyen zevklerle ilişkisi kanıtlanacaktır. Çokbilmişler, cellâtlar, gardiyanlar, yasa koyucular, yobazlar oraya vardığımızda ne halt edeceksiniz? Yasalarınız, ahlakınız, dininiz, idam sehpalarınız, cennetiniz, tanrılarınız ve cehenneminize karşın, salgıların şu ya da bu akışının, belli türde liflerin, kandaki pıhtılaşma oranının insanı verdiğiniz cezaların ya da ödüllerin hedefi yapmaya yettiği kanıtlandığında ne halt edeceksiniz?”

Marquis de Sade’ın eserinin hukukla ilişkisi üstünde genellikle durulmaz. Oysa pornografik sayılan bu eserin temel meselesi hukuktur. Yazar, tavizsizce karşı çıktığı eski ve yeni yasaları iyi bilen biriydi.Sadece son hapishanesindeki kitaplığında bile ölümünden sonra 12 ciltlik yasalar külliyatı bulunmuştu. Kendisini yasa dışında düşündüğü için de masumiyetine inanıyordu, çünkü yalnızca yasanın altında ya da içinde -Kafka ve Dava’sı- suçlu olunabilirdi.1* Öylesine içten bir masumiyetti ki bu, yazdıkları yüzünden peşine düşülen yazar, 8 Aralık 1793’te onu tutuklamak üzere evine geldiklerinde Laurent ve Juspel adlı komiserlerden tükenmiş olan romanına eklenecek yeni metinleri editörü ve matbaacısı Jacques Girouard’a vermelerini isteyecekti.2*
Özgür iradeye inanmayan Sade’ın dehşetengiz ve masum kahramanları eylemlerinden de sorumlu olamazlar.Eylemleri konusunda son derece bilinçli olan kahramanlar yine de kendilerini bu eylemlere itenin onların dışındaki zorunluluklar olduğunu inkâr etmezler. Ama yatkınlıklarına da ısrarla sahip çıkarlar. Zorunluluklar onları böyle şekillendirmiştir, öyleyse onlar da bunu benimseyecek, ona göre hareket edeceklerdir.Ders vermeyecek, örnek bir davranış modeli sunmayacak, imparatorluk içinde imparator olduklarını düşünmeyeceklerdir: “Her şeyin onun için yaratıldığına ilişkin ahmakça gururlu insan, insan türünün tamamıyla yok olmasından sonra, tabiatta ve gezegenlerin hareketinde hiçbir şeyin değişmediğini görebilseydi ne kadar şaşırırdı.”3* (devamı Güncel Hukuk’ta)

1. YvonBelaval, Préface, La Philosophie dans le Boudoirou Les Instituteurs Immoraux, Gallimard, Paris 1976, s. 19, 33.
2. GilbertLely, Introduction, Sade, Histoire de Sainville et de Léonore, 10/18, Paris 1962, s. 6.
3. Sade, La Philosophie dans le Boudoir, Gallimard, Paris 1976, s.242, 243.

Güncel Hukuk, Mayıs 2016