Habisliğin Siyaseti ile Siyasetin Habisliği Kıskacında Yaşam Hakkı

İnsanların doğaları gereği ve/veya varlıklarını devam ettirebilmek için kurdukları siyasi yapılar nasıl olur da habisleşebilir? Ya da başka bir deyişle, sıradan bir grup üyesi nasıl olur da bir başka grubun üyelerini kesip biçen veya üstüne bağladığı bombaları patlatıp kendisiyle birlikte onlarca başkasını da parçalayan bir caniye dönüşebilir?

Ozan Erözden

İnsanların doğaları gereği ve/veya varlıklarını devam ettirebilmek için kurdukları siyasi yapılar nasıl olur da habisleşebilir? Ya da başka bir deyişle, sıradan bir grup üyesi nasıl olur da bir başka grubun üyelerini kesip biçen veya üstüne bağladığı bombaları patlatıp kendisiyle birlikte onlarca başkasını da parçalayanbir caniye dönüşebilir? Bu soruya Alexander Alvarez,Sykes ve Matza’nın ergenlerin suçlu davranışını açıklamak üzere geliştirdikleri etkisizleştirme kuramını (neutralizationtheory),insanlığa karşı suçların bir özel türü olansoykırım suçuna uyarlayarak yanıt verir.5*Sykes ve Matza’nın etkisizleştirme kuramına göre, yetişkin olmayan suçlular fiilleriyle ihlal ettikleri kuralın geçerliliğini sorgulamazlar. İhlal edilen kural, onlar açısından aslında uyulması gereken bir kuraldır. Ancak, bu suçlular etkisizleştirme teknikleri (neutralizationtechniques) adı verilen psikolojik mekanizmaları kullanarak, aslında uymaları gerektiğini düşündükleri kuralı ihlal etmelerini kendilerine ve başkalarına mazur gösterirler.

Alvarez’e göre, insanlığa karşı suçlar açısından da benzer bir mekanizma işler. Bu suçun failleri aslında böyle bir fiilin işlenmemesi gerektiğini biliyor, kabul ediyorlardır. Ama, bu fiillerin kendileri tarafından verili bir durumda işlenmesini bazı gerekçelerle haklı çıkarırlar. Alvarez, insanlığa karşı suçlar açısından, Sykes ve Matza’nın tanımladığı beş etkisizleştirme tekniğinin (sorumluluğun reddi,zararın inkârı, mağduriyetin inkârı, kınayanları kınamak, üstün bir değere atıf) yanına bir altıncısının da eklenmesi gerektiğini söyler: mağdurların insan olarak kabul edilemeyeceği tezi (dehumanization).

Alvarez’in insanlığa karşı suçların kriminolojisine yaptığı katkıyı, etkisizleştirme tekniklerinin devlet propaganda araçlarıyla yaygınlaştırılması gerekliliğini ekleyerek iyice anlamlı bir çerçeveye oturtacak olan Frank Neubacher’dir.6*Neubacher’e göre, farklılıklara tahammül edememe halini homojen bir toplum yaratma tutkusuna dönüştüren rejimlerde, amaca giden yolda her türlü araç geçerlidir şeklindeki Makyavelist kültürdevlet yetkilileri tarafından da benimsenir ve etkisizleştirme teknikleri çerçevesine oturan bir söylem devlet propaganda aygıtları kullanılarak yaygınlaştırılır. Kısacası Neubacher, siyasetin habisleşebilmesi için önce habisliğin siyasetinin yapılmaya başlanması gerektiğini çok haklı bir biçimde tespit eder.

Şimdi soyuttan somuta geçelim. Benim vatandaşı olduğum devletin başkentinde 10 Ekim günü barış talebini dile getirmek için toplanan büyük bir grup insandan 102’sinin yaşam hakkı, onlarcasının da vücut bütünlüğü ihlal edildi. Ben o gün orada değildim, ama o insanlarla aynı talebi paylaşıyorum, kendimi onlardan birisi olarak görüyorum. Bunun birkaç gün sonrasında, orada ölenler için saygı duruşunda bulunmaya davet edilen bir stadyum dolusu insandan büyük çoğunluğu ıslıklarla, yuhalamalarla bu çağrıyı geri çevirdi. O ıslıkları dinlerken kulaklarımda, devlet büyüklerinin halihazırdaki en büyüğünden rütbece daha küçüklerine sıralanan bir yelpazesinin “bunlar” diye başlayıp ardına “solcu”, “ateist”, “Zerdüşt”, “Yezidi”, “gavur”, “Ermeni”, “terörist”, “Rum dölü”, “Siyonist uşağı” gibisıfatları ekleyerek kurdukları cümleler de çınlıyordu. O anda bir kez daha anladım ki, sırf o gruba dâhil olduğum için benim yaşamıma kastedilse, vatandaşı olduğum devletin yöneticilerinden ve yurttaşlarından dehşete düşmemi sağlayacak kadar büyük bir kısmı bu fiili haklı ve yerinde bulacak. İşte o anda aklıma Hobbes düştü.Sonra da yukarıda değindiğim diğerleri.

(devamı Güncel Hukuk’ta) 

Güncel Hukuk, Kasım 2015