Yaşamak ve Haber Yapmak için Dayanışmak Şart!

Yasaklara karşı dayanışmanın ve birlik olmanın neler kazandırdığını haber nöbeti ekibinin başlatmış olduğu nöbet eylemi ile gördük… Engellemeler, baskılar, tehditler her yerde var ve bunların önüne geçebilmemiz için de bu tarz eylem ve etkinlikleri daha çok artırmalıyız

Beritan Canözer / JINHA

Haziran’da Diyarbakır patlaması ile başlayıp, öz yönetim ilanların gerçekleştiği yerlerde yaşanan çatışmalarla devam eden bir sürecin içine girdik. Ve bu süreç her geçen gün daha vahim bir tablo ile karşımıza çıkmaya başladı. Bizim de bunlar karşısında duyarsız kalmamız mümkün değildi. Gazeteciler olarak bu yaşananları kamuoyuna ulaştırmamız gerekiyordu ve biz de bunun için alanlarda yerimizi aldık. Tabi alanda yer almak kolay olmadı. Her gün baskılar ile karşılaştık, karşılaşıyoruz. Birçok meslektaşımız bu süreçte tutuklanırken, birçok arkadaşımız da yaralandı ve Cizre’de haber takibi yaptığı esnada Rohat Aktaş arkadaşımız da vahşet bodrumunda yaşamını yitirdi. Sur, Cizre, Silvan, Nusaybin yani kısacası çatışmaların ve ablukaların olduğu il ve ilçelerde haber yapmamızı zorlaştırmak için her türlü baskıyı uyguladılar.

Gazeteciler farklı yollarla susturulmaya ya da tek tipleştirilmiş bir kukla haline getirilmeye çalışılıyor. Fakat yasaklı illerde bu durum biraz daha farklı bir boyuta taşınmış durumda. Sokağa çıkma yasaklarının olduğu yerlerde gazetecilik yapmak her an ölebilme ihtimalinin olması demektir. Her an kafana bir kurşun yiyebilirsin ya da yanında bir bomba patlayabilir. Bunun yanı sıra gözaltı ve tutuklamalar da en sık yaşanılan sorunlardan biri. (devamı Güncel Hukuk’ta) 

Güncel Hukuk, Mayıs 2016