COVID-19’un Hukuki Süreçlerdeki Dönüşüm Etkisi

Çin’in Vuhan kentinde 2019 yılının sonlarına doğru kendisini gösteren ve daha sonra küresel olarak etkisini göstermeye devam COVID-19 virüsünün sebep olduğu salgın, küresel çapta olumsuz etkilerini hissettirmeye devam ediyor. Koronavirüs ile birlikte devletler, kurumlar ve vatandaşlar bu zamana kadarki edindikleri alışkanlıklarını bir kenara bırakarak önlemler almaya devam ediyor. COVID-19 sonrası insanlar toplu olarak bir araya gelmekten, aynı ortamı paylaşmaktan olabildiği kadar kaçınıyor. Alışveriş biçimlerinden insan ilişkilerine şirketler arası ilişkilerden devletler arası ilişkilere kadar birçok alanda değişim rüzgârları esiyor. Bu değişimler sadece pratikteki değişimlerle sınırlı kalmayıp hukuki olarak da yeni değerlendirmelere gereksinim duyuyor. Hukuk; her zamankinden daha çok hayatın olağan akışının dışına çıkıldığı dönemlerde, kişiler ve kurumlar için hem güvence hem de yol gösterici bir kaynaktır. Pandemi ile birlikte tüm dünyada; kişisel hakların durumu, halk sağlığının korunması, tıbbi ürünlerin üretimi ve dağıtımı ile ilgili prosedürler, uzaktan çalışma ile birlikte çalışan ve işveren arası ilişkiler yeniden şekilleniyor. Farklı lisanlarda yayınlanan hukuki makaleler, devletler tarafından yapılan yasal düzenlemeler de kamu yetkilileri, akademisyenler, hukukçular için ilgi çekici konulardan olmaya devam ediyor…

Küresel ölçekte olumsuz etkilerini gösteren koronavirüs ile birlikte birçok işletme yüzünü e-ihracat ile yurt dışına döndü. E-ihtacat ile gerek B2B (işletmeden işletmeye) gerek B2C (işletmeden müşteriye) pazarlama yapan işletmeler için en önemli unsurlardan birisi de sözleşmeler ve hedef ülkedeki hukuki düzenlemelerdir. İşletmeler; pazar olarak hedeflediği ülkelerdeki yasaları açık bir şekilde öğrenerek ona uygun pazarlama yöntemlerini, satış yöntemlerini ve reklamları için stratejiler geliştirebilirler. İşletmelerin muhatapları ile yapacağı sözleşmelerde hukuki tercümelerin tutarlılığı son derece önem arz etmektedir. Tek bir sözcüğün dahi hukuki olarak yaratacağı handikaplar ve avantajlar göz önünde bulundurularak profesyonel bir tercüman ile çalışılmalıdır. Protranslate, 60’tan fazla dilde çözüm ortaklarına hukuki tercüme taleplerinde gizlilik sözleşmesi dahilinde profesyonel olarak hizmet vermektedir. Protranslate Genel Müdürü Kerem Kalkancı; “Pandemi döneminde yurt içinde daralan piyasalardan e-ihracat ile bir alternatif oluşturulabilir. E-ihracatta dil bariyerinin kaldırılması ile birlikte hukuki öneme sahip sözleşmeler, yasal yükümlülükler, tüketici ve üretici hakları da net bir şekilde güvence altına alınabilir.” açıklamasında bulundu.

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün etkisiyle fiziksel temaslar minimuma inse de dijital olarak temaslar artarak devam ediyor. COVID-19 sürecinde her ne kadar kamusal alanlardaki insan yoğunluğu azalsa da yaşam günden güne online ortama doğru hızla akıyor. Dijitalleşmenin hayatın bütün alanlarında etkilerini artırması ile birlikte yeni hukuki düzenlemelerin getirilmesi de kaçınılmaz. Online işlemlerin daha güvenli ve sistematik bir şekilde devam etmesi tüm taraflar için son derece önemlidir. İfade özgürlükleri, bilgi edinme hakları, kişisel verilerin korunması, fikri mülkiyet hakları, çalışan işveren hakları, dijital hayatın kanuni düzenlenmeleri ve denetlenmesi de hukukun güncel konuları arasındadır.

Pandemi öncesi yapılan ticari sözleşmelerin yükümlülüklerindeki hukuki değerlendirmeler, yeni yapılan sözleşmelerdeki muhtemel risklere dönük güvenceler, çalışan ve işverenlerin birbirilerine karşı sorumluluklarına dair iş kanunu yükümlülükleri bu süreçte merak uyandıran hukuki durumlar olmaya devam ediyor. Sözleşme şartlarının yeniden müzakereleri, sözleşmelerin feshedilmesi, bankalar ve sigorta kuruluşları ile yeni akitler kurulması da hukukun önemini bir kez daha hepimiz için ortaya çıkarıyor.

Doğrudan temasların minimuma indirilmesi ile birlikte kimi ülkelerde duruşmaların adliyelerde değil de tarafların kendi ikametlerinde hazır bulunduğu dijital konferans görüşmeleri ile yapılmaya başlandığı görülüyor. Birçok hukuk bürosu da müvekkillerinin hukuki sorunlarına destek olmak amacıyla bilişim sistemlerini güçlendiriyor. Türkiye’de de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişik sonrası 2011 yılından beri SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile birlikte taraflar kimi yasal gerekçelerden dolayı uzaktan dinlenebiliyor. Halihazırda arabuluculuk ve uzlaştırma işlemleri için vatandaşların adliyelere gitme zorunluluklarının da ortadan kalktığı göz önünde alındığında gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması ile birlikte yakın gelecekte tarafların bütününün bilişim sistemleri ile hukuki süreçlere dahli sağlanarak uzaktan katılması şaşırtıcı olmayacaktır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.