Hayat Romanlardan Daha Tuhaf

Savcı, yargıç ve sanığın aynı kişinin dostu olduğu bir roman yazsanız, ona en önce “hiç inandırıcı ve olası değil” savıyla kitabın editörü itiraz ederdi. Kadere bakın ki üçüyle de hem de dostum diyeceğim düzeyde ilişkim vardı

Selçuk Altun

Rahmetli babam Fahamettin Altun önce kaymakam, derken vali olarak ülkesine 36 yıl hizmet etti. Çocukluğum ve ilk gençliğim Kırklareli-Artvin, Manisa-Hakkâri koordinatlarında heder mi oldu?
Kiminde elektrik, kiminde barbunya fasulye ve kaşar peynir bulunmazdı. Bir yaş günüme sakladığım ton balığı konservesinden midem bozulmuştu. Yatağıma girdiğimde, tavanda gezen kertenkeleler ağzımdan içeri kaçarsa tedirginliğine gark olurdum. Kurt ulumalarını ninni bellemiştim.
Postaneden gelen kitap paketlerinin sevinci tüm yokluk anekdotlarını söker atardı. Okuma tutkumun nedeniyle o süreçten şikâyetçi olmamalıydım.
Ortaöğretimimi Diyarbakır ve Samsun Maarif Kolejlerinde tamamladım. Diyarbakır’daki okul binamız bir heybetli tepede konuşlanmıştı. Tarihi binada Ziya Gökalp de okumuştu ve bahçe duvarlarından Dicle nehrinin nazlı nazlı Mezopotamya’ya sürüklendiğini izlemek mümkündü. Batıdanesen rüzgâr, Tekel rakı fabrikasından keskin anason kokularını okula dek taşırdı. Gizemli aromadan teneffüsteki tüm öğrenciler, gelgitten çarpılmışa dönerlerdi.  (devamı Güncel Hukuk’ta) 

Güncel Hukuk, Mart 2016