“İktidar 3 Mayıs’ta Kutlanacak Bir Şey Bırakmadı”

Gazeteci Ahmet Şık, duruşma salonunda kızına sarıldı. Kaynak: Twitter

Basın davalarında 220 sanık için toplam üç müebbet hapis ve 2 bin 871 yıl isteniyor
Erol Önderoğlu
RSF Türkiye Temsilcisi ve BİA Medya Gözlem Raportörü

Bağımsız İletişim Ağı’nın (BİA), 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yayımladığı Ocak-Şubat-Mart 2017 Medya Gözlem Raporu, Kürt Sorunu’nda barışçıl görüşmelerin son bulmasından sonra 15 Temmuz 2016 Darbe girişiminin ağır sonuçlarının medya özgürlüğünü tükenme noktasına getirdiğini gösteriyor.
Temmuz 2015’te Kürt Sorunu sosyal boyutlarından arınmış olarak sadece bir “terörizm” meselesine indirgendikten sonra üniversite, iş ve gazeteci camiasına yönelik baskılar, “Özgür Gündem” gazetesine bir günlük sembolik eylemle destek sunanlardan 41 gazeteci ve aktivistin yargılanması, bunlardan 13’ünün Terörle Mücadele Kanunu’ndan ertelemeli 11 yıl 10 ay hapis ve 50 bin TL adli para cezasına mahkum edilmesine neden oldu.
Darbe girişiminden sonra yürürlüğe giren, bir yıla uzayacak olan Olağanüstü Hal (OHAL) idaresi, OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK), Gülen Cemaati’ne yakın medya organlarına, Kürt medyası ve Cumhuriyetçi yayınlar için çalışan 100’ü aşkın medya temsilcisinin tutuklanmasına yol açtı. Hukuk devletinin sonunu getiren ise, Sulh Ceza Hakimliklerinin ve mahkemelerin KHK altında sistematik tutuklamalara başvurması ve tahliye taleplerini geri çevirmesi, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) bu dosyaları inceleme konusu yapmaması oldu.

Devamı Güncel Hukuk Mayıs 2017 Sayısında