Müziğin Sonsuz Yolculuğu

Voyager I’deki o “Altın Plak”, okyanusa atılmış bir şişe gibi aslında. Kozmik okyanusa şişe

içinde bırakılmış bir mesaj

Hakan Kara

“Bu altın plak, insanoğlundan geriye kalan tek kayıt olabilir.”

Voyager uzaya fırlatılalı 40 yıl olmuş. Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın

“40. yıl dolayısıyla yaptığı açıklama”yı okurken yukarıdaki tümce dikkatimi çekti.

Ne anlama geliyor bu tümce? “Voyager I” 5 Eylül 1977 tarihinde uzaya fırlatılırken, dönüşü

olmayan bir yolculuğa çıkıyordu. Sonsuz bir yolculuğa.

Voyager, uzaya fırlatılmazdan önce yoğun tartışmalara neden olmuştu. Çünkü Voyager I’e bir

“Altın Plak” konmasına karar verilmişti. Bir tür CD yani.

Bu CD’de dünya gezegeni anlatılacaktı. Dünyanın uzaydaki yeri, bu gezegende yaşayan

canlılar hakkında bilgi verilecekti. İnsanlar, ülkeler, kültürler, hayvanlar, bitkiler… Çeşitli

dillerde selamlamalar ve dilekler olacaktı. Dönemin ABD başkanı Jimmy Carter ve Birleşmiş

Milletler Genel Sekreteri Kurt Waldheim’im yazılı mesajları da konacaktı CD’ye.

Doğaya ilişkin “ses kayıtları” konacaktı: Rüzgar, gök gürültüsü, dalga sesleri, kuş sesleri…

CD’ye ayrıca müzik konulmasına karar verilmişti. Tam 27 parça. İnsanlık kültürünü temsil

edecek eserler. Eğer Voyager bu sonsuz yolculuğunda uzayda akıllı bir canlı türüyle

karşılaşırsa, onlara uygarlığımız hakkında bilgi verelim diye düşünmüş bilim insanları. Altın

plak fikri böyle ortaya çıkmış. “Altın Plağı” hazırlama görevi de ünlü gökbilimci Carl

Sagan’a verilmişti.

Fakat bazıları altın plağa şiddetle karşı çıktı. “Ya Voyager I’deki bilgileri öğrenen akıllı bir

canlı türü dünyaya gelir ve bizi yok ederse?” diye itiraz ettiler. Tartışmalar, yetkilileri “Altın

Plak” fikrinden vazgeçirmedi. Carl Sagan bu görevin altından kalkabilmek için ilginç bir

danışmanlar kurulu oluşturdu. Aralarında çağımızın en önemli bilim kurgu yazarları da var.

Biri Isaac Asimov diğeri Arthur C. Clarke. Sagan bu ekiple birlikte altın plak projesini

yaşama geçirdi. Şimdi, aradan 40 yıl sonra NASA’dan yapılan açıklamaya bakar mısınız…

Benim bu “altın plaktan” 80’li yılların başında haberim oldu. Üniversitedeydim o yıllar. Carl

Sagan’ın “Kozmoz” kitabı yeni yayınlanmış. Hepimiz büyük bir heyecanla okumuşuz kitabı.

Sonra kitabın BBC’de yayınlanan belgeselini de izledik elbette. Belgeselin müziklerini dijital

müziğin büyük ustası Vangelis yapmıştı. Çok etkileyiciydi. Altın plağı ve öyküsünü

öğrendiğimde hemen okul kantinine koştuğumu anımsıyorum. Müthiş heyecanlanmıştım. (Devamı Güncel Hukuk’ta)

Güncel Hukuk Aralık 2017, s.168