Şeyini Şey Ettiğimiz Hukuk!

Eğer insan 12 Eylül dönemini bile arar hale gelmişse.. Gazeteler, televizyonlar, dergiler polis ya da Saray Sevdalıları tarafından basılabiliyorsa… Basılmayanların da sesi öyle ya da böyle kısılmışsa… Hangi hukuktan söz edebiliriz ki!Ahlak / erdem / adalet duygusu yoksa yasalar ne yapsın!

Ayşenur Aslan

Öyle anlaşılıyor ki; Türkiye’nin de hukuku yeniden keşfetme zamanı geldi!nokta[1]
Evet! Yasalarımız var. Onları uyguladığını düşündüğümüz yargıçlarımız, mahkemelerimiz var.
Ya hukuk? Hukukumuz var mı?
Hürriyet Gazetesi’ne saldırının neredeyse “fail-i meçhul” kaldığı… Saldırganların değil de Hürriyet’in -şu malum tweet yüzünden- terörle suçlandığı… Dahası ilk vakada boy gösteren AKP milletvekili Abdürrahim Boynukalın’ın kongrede divan üyesi olduğu… Ve en son NOKTA Dergisi’nin basıldığı… Yani, hukukun şeyinin şey edildiği bir memleket burası.
Biliyorsunuz, NOKTA, kapağında tabut önünde selfie çeken Erdoğan kapağı yüzünden basıldı. Yazı İşleri Müdürü gözaltına alındı. Dergi toplatıldı.
Bunun, bana sorarsanız, “hırsızı girdiği evin önünde sallandırıp oracığa gömmek”ten pek farkı yok.
Şu anlamda yok: Hammurabi döneminden bugüne teknolojide, üretimde 1’den 1000’e zıplandıysa… O’nun yasalarından bir dergiyi basmaya olsa olsa 1’den 50’ye ancak gidilmiş sayılır. Aradaki orantısızlık, Türkiye’nin hukuktaki karnesi demektir. Başka bir şey değil… (devamı Güncel Hukuk’ta) 

Güncel Hukuk, Ekim 2015