Tahir Elçi’yi Halktan Yana Olduğu için Hedef Seçtiler

“Tahir Elçi, Türkiye’nin politikasını, Kürtleri çok iyi tanıyan biriydi.Son dönemin bir nevi hafızasıydı”

Begüm Baki

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesinin üzerinden altı ay geçti. Soruşturmada ciddi bir ilerleme, faillerin yakalanması yönünde bir gelişme yok. Edebiyat öğretmeni ve hukuk fakültesi öğrencisi olan eşi Türkan Elçi’yle Tahir Elçi’nin Diyarbakır’daki bürosunda buluştuk. Türkiye’de artan şiddet ortamını; hayatını faili meçhullere vecezasızlıkla mücadeleye adamış olan Tahir Elçi’nin öldürülmesini konuştuk.

Tahir Elçi öldürülmeden önce tehdit alıyor muydu? Koruma talep etmiş miydi?
Tahir, sosyal medya üzerinden tehdit ediliyordu. Vefatından bir hafta önce İstanbul’daydık. Medyada çok fazla teşhir edilmesinden dolayı İstanbul’da olduğumuz zaman Tahir sokakta tanınıyordu. İstiklal Caddesi’nde yürürken ya da metroda birileri gelip programda ne söylemek istediğini sordu. Ben işin boyutunu o zaman, İstanbul’da anlamıştım. Diyarbakır’dayken çok algılamıyordum, çünkü onu yolda çevirip böyle sorular sorulmamıştı. İstanbul’da böyle sorular gelmeye başlayınca toplu taşıma araçlarına binmenin bile tehlikeli olacağına karar verdim. İstanbul’a bir süre gelmeme yönünde bir kararımız da olmuştu. Cumartesi günü biz bunu fark ettik, bir sonraki cumartesi öldürüldü. Diyarbakır’a döndüğümüzde de koruma talep etmedi; ona inandırıcı gelmiyordu. Faili meçhullerle ilgilenen biri olarak, bir karar verildiğinde korumanın çok da etkili olmayacağını bilen biri insandı. Öyle bir karar verilmişse önüne geçilemez gibi bir düşüncesi vardı. (devamı Güncel Hukuk’ta) 

Güncel Hukuk, Haziran 2016